13 Şubat 2013 Çarşamba

Türkiye'ye konser için yabancı ünlü akını!

Geçen gün uluslararası zincirlerin İstanbul'a akınını yazmışken ünlü şarkıcıların ve grupların akınını da yazmadan olmaz!

Eskiden bir şarkıcı/grup/dj Türkiye'ye gelsin diye hayranları yıllarca umutsuz beklerken, artık maşallah kim geldi kim gitti hesap yapamayacak duruma geldik. Hatta farkında mısınız eskiden gelen ünlü isimler baya olay olurdu, günlerce medyada konuşulurdu; artık bu durum da azaldı, yavaştan alıştık. (JLo'yu istisna olarak geçiyorum, çünkü kendisi resmen AYLARCA konuşularak bir rekor kırdı)

Bakınız sadece geçtiğimiz bir ay içinde konser için geleceği açıklanan isimler: daha iki yıl önce gelmiş olan Rihanna, Justin Bieber, David Guetta, Snoop Dogg, Gangnam Style ile dünyayı yıkan PSY. 

Yaza doğru yaklaştıkça daha bu liste uzayıp gidecektir, eminim. Geçtiğimiz birkaç yıldır olan bu durum, atık organizatörlerin Türkiye'deki hayran kitlelerinin potansiyelini fark edip turne rotalarına eklemeye başlamaları güzel bir şey bence. Darısı devamına diyelim.

Bu arada PSY, konserin haricinde O Ses Türkiye'nin finalinde şarkı söyleyecekmiş. Ne diyelim Acun'a helal olsun yani, her ismi getiriyor.

Karaköy'ün değişimi New York Times'da!

Karaköy'ün değiştiğini; cool kafelerin, sanat galerilerinin, hip barların açıldığını artık duymayan kalmamıştır diyordum kiii cidden kalmamış, bakınız New York Times'da bile çıktı!

karaköy, new york times, karabatak, bej kahve, karaköy lokantası, ops cafe, unter, frenk, nano, tamirci karaköy

Dünyanın en saygın ve önemli gazetelerinden New York Times'ın travel bölümünde İstanbul'da Karaköy'ün değişimine yer vermişler; "From docklands to hipsterville" diye. Cidden de tam bir liman bölgesiydi Karaköy; balıkçılar, motor-iskeleleri, tornacılar, tamirciler, hırdavatçılar, kalabalık, kalabalık, kaos, karmaşa ve yine kalabalık.

Ha yine hala o kalabalık kaos yıkık döküklük ortadan kaybolmuş değil tabii ki. Ve kolay kolay da değişemez. Ama işte son iki yılda oradan buradan, ara sokaklarda tek tük çıkıveren kafe-galeri-bar-hip oteller ile bir değişim olmaya başladı, bir kıpırdanma başladı. Özellikle bu yıl artık en alakasız insanlar bile duyup gitmeye başladı, önümüzdeki yıllarda iyice bir gelişim olacağını düşünüyorum.

10 Şubat 2013 Pazar

Türkiye'ye uluslararası zincir yağmuru!

Son yıllarda Türkiye'ye girmeyen zincir kalmadı diyebiliriz; artık büyük-küçük tüm uluslararası zincirler Türkiye'ye konuşlanıyor gibi bir şey. Mesela Avrupa'da her yerde bulamayacağımız ABD'li Pinkberry, Bath and Body Works gibi zincirlerden, daha lokal takılan Giolitti gibi zincirleri bile bulabiliyoruz. Hatta Yummy Cupcakes gibi ilk kez yabancı bir ülkedeki şubesini Türkiye'yle başlatanlar bile var!

Her geçen gün yeni bir yerin haberi gelirken; bu hafta da Tünel'e açılacak Amerikalı burgerci Shake Shack ve meşhur Jamie Oliver'ın Jamie's Kitchen'ın Zorlu Center'a açılacağının haberleri geldi.

Bakalım yakın zamanlarda yeni ziyaretçilerimiz kimler? BuBöyleymiş sizin için detaylı şekilde inceledi :)

9 Şubat 2013 Cumartesi

Monopoly'ye yeni piyon!

Monopoly'de artık yepyeni bir piyon var duydunuz mu? Geçtiğimiz aylarda Monopoly, bilmemkaçıncı yılı için (yüz olabilir) yepyeni bir piyon sürme kararı aldığını açıkladı. Ama tabii bunu bir oyun haline dönüştürdü, kullanıcılar facebook sayfasındaki applicationı kullanarak eski piyonlardan birini eleyip yeni piyonu seçeceklerdi. Daha doğrusu eski piyonların hepsi kodeste bir tur bekliyorlar ve hangisini kurtaracağımızı seçiyoruz, böylece en az oy olan kurtartılmıyor ve ömür boyu (veya yeni versiyona kadar) kodeste takılıyor.


Meğer Monopoly'de bu piyonların hepsi oyunun çıktığı yıllardaki (1900'lerin başı) varlıklı durum göstergesi şeyleri temsil ediyorlarmış. Şimdi de yeni çağ için yeni piyon zamanı demişler! Ama tabii ohooo 1900lerden bu yana neler neler değişti, herhalde on kez falan piyonların güncellenmesi gerekirdi ama işte kült konumundalar, ben mesela alakasız "yüksük" piyonu için bile başka bir şey düşünemiyorum. Yeni piyon seçeneklerini de yeni çağa uygun yapmışlar ama ben bazılarındaki alakalıyı çözemedim. Yeni piyon adayları şöyleydi: elmas yüzük, oyuncak robot, kedi (orijinaldeki köpeğe rakip), helikopter.

6 Şubat 2013 Çarşamba

Marc Jacobs, Diet Cola'nın yeni kreatif direktörü


Diet Cola'nın Avrupa'daki 30. yılını kutlamak amacıyla Coca Cola, Diet Cola'nın kreatif direktörlüğünü yapması için Marc Jacobs ile anlaşmış. MJ, üç farklı şişe ve teneke kutu tasarlayacakmış ve tasarımları 11 Avrupa ülkesinde satışa sunulacakmış. Marc Jacobs ise marka için eğlenceli ve feminen tasarımlar hazırladığını söylemiş. Diet Cola geçtiğimiz yıl da Jean Paul Gaultier, daha önce de Karl Lagerfeld ile işbirliği yapmıştı. Mesela Jean Paul Gaultier, kendi modaevinin çizgisinde tasarımlar sunmuştu, ama ben -tasarımlarını oldukça beğendiğim- Marc Jacobs'dan daha orijinal ve kendine has tasarımlar bekliyorum. Bakalım nasıl ürünler ortaya çıkaracak MJ?

5 Şubat 2013 Salı

Super Bowl fenomeni ve Beyonce'nin fenomenel performansı

Amerikalıların şu Super Bowl olayını hiçbir zaman tam olarak anlamamışımdır. Alt tarafı Amerikan futbol liginin final oyunu yani, nedir bütün bu tantana? Normal lig zamanı bu kadar olayı oluyor mudur emin bile değilim. Ama işte Amerikalıların en başarılı olduğu konu bir şeyi ticarileştirmek oluncaa, Super Bowl'un ticari bir fenomene dönüşmesi işten bile değil.

Bu yıl yine çeşitli firmalar sadece Super Bowl'a özel reklamlar hazırladılar, birkaç dakika için milyon dolarlar döktüler. Sadece bu bile bomba bir olayken, tabii bir de devre arası şov kısmı var.

Bu yıl devre arası şovunu üstlenen Beyonce, MUHTEŞEM bir iş çıkarmış! İlk çıktığı zamanlardan bugüne dek en iyi hitlerini bir mash up yapmış. Hatta Destiny's Child üyeleri de beliriyor ve o grup döneminden şarkılarını bile söylüyor :)

2 Şubat 2013 Cumartesi

Pinima ülkesine davetlisiniz!

Mi Minör, afiş, memet ali alabora, mehmet ali alabora, pınar öğünç
Mi Minör oyununu duymuş muydunuz?

Ben kaç zamandır twitter'da orada burada bu oyunu görüyordum ama açıkçası ilgilenmemiştim. Sonra biraz araştırdım internette ve konsepti baya ilgimi çekti. Oyun tamamen interaktif! Hem internetle bağlantılı, hem seyircilerle içiçe çok ilginç bir konsept yaratmışlar.

Öncelikle oyunun sergilendiği Küçükçiftlik Parkı'na gidiyorsunuz ve oyun bu noktadan itibaren başlıyor! Artık Türkiye'de değilsiniz, Pinima hayali ülkesine giriş yapıyorsunuz. Biletleriniz de aslında sizin pasaportunuz ve de bu polis devletinin polisleri haşin bir şekilde pasaportunuzu (biletinizi) kontrol edip sizi içeri alıyorlar. Pinima'nın başkanı bu ülkede her mevsimin yaz olacağını ilan ettiğinden, polisler sizi "niye atkın var çıkar onu" şeklinde azarlarlarsa şaşırmayın :)

1 Şubat 2013 Cuma

İstanbul'dan Damien Hirst geçti... (+yazının sonunda yazarınız şaşırıyor)

İstanbul'dan Damien Hirst geldi geçti, farkında mıydınız acaba sevgili&saygılı BuBöyleymiş okurları? Kendisi dünyanın en çok kazanan sanatçılarından biri (hatta belki direkt en çok kazananı olabilir) ve aynı zamanda en meşhurlarından biri elbette. Elmas kaplı kurukafa veya Tate'deki köpekbalığı enstalasyonuyla anımsayabilirsiniz belki?

Ne yazık ki buradaki sergide öyle ekstravagant şeyler yoktu ama yine de Portakal Sanat ve Kültür Evi'nin sayesinde Damien Hirst eserleri geçtiğimiz ay ilk kez Türkiye'ye gelmiş oldu.

Toplamda 20-25 eserden oluşan ve ağırlıklı spin painting eserlerinden oluşan küçük bir koleksiyon vardı ama bence yine de görmeye değerdi. Açıkçası ben baya memnun kaldım.

Sergideki favorilerimden