Ezgi Mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ezgi Mola etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mart 2013 Pazar

8 Mart klişeleri


8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde herkesin yaratıcılığı, orijinalliği bitiyor mudur nedir, hep aynı şeyler tekrarlanıyor! Öncelikle her yıl bir gazete veya dergi çeşitli erkek ünlüleri kadın kılığında fotoğraflıyor veya kadın ünlüleri de şiddet görmüş şekilde poz verdirtiyor. Geçen yıl Hürriyet'in yaptığı biraz anlamsız ve amacına pek ulaşmayan "Zordur Kadın Olmak" fotoğraf çekiminin benzerini bu yıl da Esquire dergisi gerçekleştirmiş. 'Bebek emziren Emre Altuğ' ve 'doğururken Güven Kıraç' gibi fotolarla o çekim capcanlı aklımdayken, Esquire'ın çekimini görünce direkt bu aklıma geldi.

Yine çeşitli erkek ünlüler yok sutyen takmış halde, yok oje sürerken falan Mehmet Turgut tarafından fotoğraflanmış. 8 Mart için çok sığ bir yaklaşım olarak geldi bu bana. Yani kadınların en büyük sorunu oje sürmek, rimel sürmek falan mı? Ya da kadınlığı betimleyen şeyler bu kadar klişe mi?

26 Şubat 2013 Salı

En samimi ünlü ödülü Ezgi Mola'ya

ezgi mola, ezgi mola instagram, ezgi mola twitter, ezgi mola komik

Ezgi Mola'yı eğer twitter ve instagram'da takip etmiyorsanız kesin takibe almaya başlayın derim. O kadar doğal, kafasına göre, komik paylaşımlarda bulunuyor ki; bi süre sonra kendisinin ünlü bir oyuncudan ziyade bi arkadaşınız, böyle uzak bir akraba ya da deli dolu bir kuzenmiş gibi hissetmeye başlıyorsunuz.

Bu ara kendisi New York'ta ve komik komik, kafasına göre paylaşımlarda bulunup duruyor. Hayranlarıyla ilişkisi ve kendisini sosyal medyada paylaşma biçimi çok samimi ve esprili; alışık olduğumuz ünlü profilinin oldukça dışında kalıyor.

Gitgide ününün artması, daha önemli filmlerde yer almaya başlaması ve daha başarılı yönetmenlerle çalıştıkça ben bu samimi havanın biraz azalacağını düşünmüştüm ama yanılmışım. Hala iki yıl önce facebook'taki hesabından paylaştığı videoları yapan Ezgi Mola tadında devam ediyor.

21 Haziran 2012 Perşembe

Ezgi Mola'dan şaşırtmaya devam


Nil Karaibrahimgil'in Elle çekimindeki fotolarını yayınlamışken Ezgi Mola'nın Blank Mag için olan bu fotolarını yayınlamamak olmaz. Ezgi Mola bu fotoğraflarda muhteşem çıkmış! Çekim süper olmuş; stylist de fotoğrafçı da makyöz de çok başarılı!




26 Kasım 2011 Cumartesi

Radara düşenlerden kısa kısa

Sıla'nın "Boş Yere" şarkısını radyoların deliler gibi çalmasıyla geç de olsa keşfettim. Normalde de Sıla şarkılarını pek sevmem, fazla arabesk gelir bana ama bu şarkısını beğendim. Baya hüzünlü olmuş.
Klip de güzel olmuş, çok güzel görüntüler var, mekan da Santorini olunca. Amaaa şarkının hüznüne aksi bir hava var klipte; Sıla hanımkızımız bronz bronz Santorini tepelerinde, sokaklarında endam ediyor. Tamam, gülüp dans etmiyor ve klip güzel olmuş ama yine de pek uymamış bence. Ama şarkıya kesin kulak verin.


Bu aralar diğer favori şarkım da Murat Boz'dan "Geri Dönüş Olsa". Ipod'umdan sürekli dinleyip, "geri dönüş olsaaa kalp sana geri dönmez miii" diye dolanıyorum, şarkının müziğini baya beğendim ki zaten şarkının müziği ve düzenlemesi Erdem Kınay'dan çıkmış, şaşırmamak lazım. Fakat klibe hiç girmiyorum, çok alakasız ve vasat olmuş.


Dün Sarah Jessica Parker'ın "I Don't Know How She Does It" filmini izledim. Eğer eğlenceli, aklınızı dağıtacağınız bir film izliyorsanız, ideal. En azından saçma salak bir film değil. Fakat doğru düzgün bir konusu da yok, sanki dizi bölümü gibi, böyle tanımlayamadığım bi saçmalığı vardı.
Filmde, Sarah Jessica Parker'ın da olmasıyla tabii böyle bi Sex and the City havası aldım. Tabii evli, çocuklu ve corporate kariyerli versiyonu. Bi de Sex and the City'nin ilk sezonunda böyle yan karakterler, sokaktan geçenler kameraya konuşurdu reality-showdaymış gibi; bu filmde de SJP'nin karakteri hakkında öyle yorum falan yapıyordu filmdeki yan karakterler vs, o açıdan da benzettim. Bir de filmdeki Momo karakterini çok sevdim, nedense böyle Momo gibi biraz çatlak, bazen soğuk tipler filmlerdeki dizilerdeki favori karakterlerim oluyor.


Twilight'ın ciddi bir fan kitlesi var Türkiye'de. Geçen hafta 450.000'e yakın bilet satılmış, baya şaşırttı beni. Yani biliyordum Twilight delisi kitleyi ama bir haftada 500.000'lik rakam yakalatacak bir kitle beklemiyordum. Benim ise ilgimi çekmiyor bu seri. Aslında ilk filmi baya beğenmiştim hatta ilk kitabı da almıştım (gerçi yarısında bayıp bırakmıştım) ve -evet itiraf ediyorum- baya merak edip ikinci filme de gitmiştim. Ama ikinci filmde aşşırı baymıştım, bi ara -şu an hayal meyal hatırlıyorum- yok İtalya'ya mı ne gidiyorlardı Edward'ı kurtarmaya, oralarda ruhumu teslim etmek üzereydim. Baktım bu seri gittikçe saçmalıyor, benim de Twilight merakım sona erdi.


Bu arada "Celal Tan ve Ailesi'nin Aşırı Acıklı Hikayesi"nin bir gişe filmi olmadığının ve pek iş yapmayacağının farkındaydım ama yoğun bir promosyon vardı; başrol oyuncuları kanal kanal, program program gezip, bi sürü gazeteye röportaj verince ben belki ilgi çeker diye düşünmüştüm; fakat ilk hafta sonunda box office'te 8. sırada ve sadece 13.000 küsur kişi izlemiş.

 Film, Altın Koza'dan "En İyi Film" dahil birçok ödülle döndü.

Son olarak da, açılalı baya bir zaman geçmiş olsa da, bu hafta Billionaire Club'a gittim. Ve baya beğendim! İçerisinin tasarımını çok başarılı buldum. Cam merdivenlerle aşağı iniyorsunuz, yüksek tavanı nedeniyle oldukça ferah içerisi -ki bu beğenmemde en büyük etken- locaları, oturma yerleri falan da güzel tasarlanmış ve ışık sistemi de baya iyi. Müzik konusunda bir yorum yapamayacağım çünkü gittiğim akşam özel bir parti vardı ve DJ, mekanın DJ'i değildi, ama normalde de güzeldir diye düşünüyorum. Rotanıza alabilirsiniz.

18 Kasım 2011 Cuma

Türk sineması yeni starını mı buldu?


Ezgi Mola şimdilik çok fazla bilinmeyen bir oyuncu -ya da benim çevremde pek bilen yok- ama bence bilenler  çok seviyor ve de gitgide tanınırlığı artıyor. Benim de en sevdiğim oyunculardan biri ama hiçbir dizisini veya filmini izlemiş de değilim ilginç bir şekilde hahah. Niye öyle mi diyorsunuz?

Zaten dizi olarak Canım Ailem ve Senden Başka var bildiğim, bir de yıllar evvel Türkan Şoray'la oynadığı "Hayatımın Kadınısın" adlı sinema filmi varmış. Hiçbirini izlememiştim açıkçası. Ben Ezgi Mola'yı ilk olarak facebook'ta geçen yıl "Ezgi Mola Videoları" hesabından paylaşmaya başladığı komik videolarla ve de twitter'daki hesabını takipleyerek tanıdım.

Burada konuyu sizin iyiliğiniz için uzatıyorum: Facebook'taki videolarını eğer bilmiyorsanız kesin izlemeniz lazım. Macbook'lardaki photobooth ile yarattığı farklı tiplemeler ile çektiği kısa videolar o kadar komikti ki, resmen müptelası olmuştum geçen kış. Ki kendisi de kendi videolarıyla oldukça eğleniyordu, çok belli oluyordu bu videolarında hem de kendini bu işte oldukça adamıştı. Düşünün yılbaşı akşamı karakterleri için tek tek video çekip koymuştu, hatta bir kez uçakta bile videolar çekmişti hatta ön sırasında oturanlar dönmüş bakmış, videoda kopuyordu falan çok komikti. :)

Şimdi buraya tek tek videoları koyamayacağım ama siz şuradan şöyle bir bakın: Ezgi Mola TV (özellikle ilk başlardaki videolar çok iyi)

Aynı şekilde twitter'da da kendisi cidden o kadar komik ve doğal bir tavır sergiliyor ki; insanın "kanka olmak istediği ünlüler" veya "tanışmak istediği ünlüler" listelerine birinci sıradan falan giriveriyor. Kendine ket vurmadan saçmalayabiliyor mesela Oscar gecesi Angelina Jolie ile birlikteymiş gibi attığı komik ötesi tweetleri öyle her oyuncu rahatlıkla atamaz, bu kadar rahat davranamaz gibi geliyor.

Geçen yıl bol bol boş oturmuştu fark ettiğim kadarıyla, twitter'da sabahlıyordu falan ama artık bu komik hali ve doğallığıyla dikkatleri mi çekti, ya da bu yaz şansı mı açıldı artık yeteneği keşfedildi mi ne olduysa; diziler filmler derken bu sezon tam 4 sinema filmi ve bir dizi ile müthiş bir çıkış yaptı.
Afiş, çok "Hollywoody" olmamış mı?

Kendisi bir de 15 kilo vermiş, maşallah bu ara hangi gazeteyi açsam bir röportajına veya TV'de bir programda rastlıyorum. Bugün Onur Ünlü'nün Altın Koza'dan bol ödüllü "Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikayesi" vizyona girdi, Pazartesi günü de Mert Fırat'la oynadığı yeni dizisi "Bir Ömür Yetmez" Star TV'de başlayacakmış. Valla ben de merakımdan Pazartesi dizilerine bakacağım. :)

Dizide Özkan Uğur ve Lale Mansur da oynuyor.

Bu arada Mert Fırat da Ezgi Mola'nın erkek versiyonu diyebilirim bu konuda. O da bu sıralar oldukça yükselişte. O da bir sürü film ile geliyor, o da gazete ve televizyonlarda sürekli bir yerde çıkıyor. "Yolları açık olsun, hem çok yetenekliler hem de bence gerçekten hak ediyorlar her ikisi de başarıyı.

Siz de Ezgi Mola'yı da Mert Fırat'ı da takibinize alın, bu iki ismi de çok daha sık duyacaksınız artık.