Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tiyatro etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Şubat 2013 Cumartesi

Pinima ülkesine davetlisiniz!

Mi Minör, afiş, memet ali alabora, mehmet ali alabora, pınar öğünç
Mi Minör oyununu duymuş muydunuz?

Ben kaç zamandır twitter'da orada burada bu oyunu görüyordum ama açıkçası ilgilenmemiştim. Sonra biraz araştırdım internette ve konsepti baya ilgimi çekti. Oyun tamamen interaktif! Hem internetle bağlantılı, hem seyircilerle içiçe çok ilginç bir konsept yaratmışlar.

Öncelikle oyunun sergilendiği Küçükçiftlik Parkı'na gidiyorsunuz ve oyun bu noktadan itibaren başlıyor! Artık Türkiye'de değilsiniz, Pinima hayali ülkesine giriş yapıyorsunuz. Biletleriniz de aslında sizin pasaportunuz ve de bu polis devletinin polisleri haşin bir şekilde pasaportunuzu (biletinizi) kontrol edip sizi içeri alıyorlar. Pinima'nın başkanı bu ülkede her mevsimin yaz olacağını ilan ettiğinden, polisler sizi "niye atkın var çıkar onu" şeklinde azarlarlarsa şaşırmayın :)

25 Aralık 2012 Salı

Altın Ejderha'da bir yemeğe ne dersiniz?



DOT oyunları fan'ı bir şahıs olarak bu sezonu bir Dot oyunu izlemeden kapayamazdım! Dot oyunlarına çarpıcı yönlerinden dolayı çok seviyorum, izleyene farklı bir tiyatro deneyimi yaşatıyor.

Pekii Altın Ejderha nasıldı?
Meh, diyebiliyorum. Yani dürüst olmak gerekirse ben o kadar etkilenmedim. Hatta şu güne dek en az etkilendiğim Dot oyunu oldu.

Olay, bir Vietnam lokantasının bulunduğu apartmanda yaşayan insanların ve o lokanta çalışanlarının bağımsız hikayeleri. İlginç nokta ise tüm bu karakterleri aynı oyuncu kadrosu yani; Köksal Engür, Deniz Türkali, Ece Dizdar, Enis Arıkan ve Saim Karakale oynuyor.

Oyunculuklar gerçekten çok başarılı. Özellikle Enis Arıkan bu oyunda parlıyor! Kendisini daha önce de Festen'de izlemiştim ama Altın Ejderha'da çok daha başka bir Enis Arıkan görüyoruz. Yakın tarihte patlama yapmazsa Arıkan'ın oyunculuk yeteneğine yazık olur, çok yetenekli bir oyuncu. Aynı şekilde ilk kez izlediğim Ece Dizdar da oyun boyunca döktürüyor, bundan böyle oynadığı diğer oyunları da yakın takibe alacağım. Genç oyuncu Saim Karakale ve tabii usta oyuncular Deniz Türkali ve Köksal Engür de çok başarılı.

Fakat işte işlenen hikayelerden midir, ortadaki senaryodan mıdır nedir bilemedim ama oyunu pek beğenmedim. Hani, bu oyunu gidip birine tavsiye etmem ama oyunculuklar için gidilip görülebilir. Ve tabii her zamanki gibi orijinal bir tiyatro metnini izlemek için (beğenmedim ama özgünlüğüne laf yok).

19 Ekim 2012 Cuma

Sonbahar keyifleri geldi, İstanbul'da neler yapmalı?

Havalar daha tam belli etmese de sonbahar geldi/geliyor, herkes şehre döndü, buzlu kahvelerden sıcak kahvelere geçiş başladı, İstanbul'da etkinlik takvimi tam gaz; Filmekimi, İstanbul Moda Haftası, Sensation, Tasarım Bienali, konserler, sergiler falan filan. Artık keyifleri yaşama moduna girdi yani İstanbul, buyrun benden birkaç sonbahar tavsiyesi:


Sinemalar! Filmekimi yeni bitti ama vizyona da güzel filmler gelmeye başladı. Mesela Woody Allen'ın yeni filmi "Roma'dan Sevgilerle"  (To Rome With Love) veya Meryl Streep'li "Hope Springs" gibi mırıl mırıl, sevimli, iç ısıtan filmler izleyebilirsiniz mesela.


Veya tiyatro da güzel fikir, hem de Dot'un yeni sezonu başlamışken! Dot'un yeni oyunu Sarı Ay başladı, bu sefer diğer Dot oyunlarına göre daha az vurucu ve daha komedi öğelerinin baskın olduğu söyleniyor bakalım nasıl. Baya merak ediyorum gideceğim bakalım inşallah ama Ekim oyunlarına biletler bitmiş bile! Fakat Kasım takvimi açıklanmış, bence kaçırmayın.

Ayrıca Dot Sezon Kartı da alabilirsiniz. Bu kart ile 2012-2013 sezonundaki 3 oyun için 120 TL'ye bilet alabiliyorsunuz, ayrıca Dot'un kafesi Pop-Up'ta da sezon boyunca %15 indirim sağlıyormuş. (Kart satışı 15 Kasım'a kadarmış)


Sonbahar'da konsere gidin! İstanbul bu yıl konsere tam anlamıyla doydu denebilir. Yaz başından beri neredeyse her hafta dünyaca ünlü isimler konser veriyor ama artık bu sıradan bir hal aldı denebilir. Kasım'da da Jennifer Lopez, Enrique Iglesias gibi isimler var. Hatta belki fark etmişsinizdir JLo için çılgın bir talep var, öyle ki 2.ek konser bile tükendi! Şimdi 14 Kasım'a üçüncü konser tarihini koydular.

19 Şubat 2012 Pazar

Düğün'e gittiniz mi?


Bu akşam sonunda birkaç zamandır merak ettiğim Düğün'e gidebildim. Oyundan oldukça memnun kaldım, kesssinlikle tavsiye ediyorum.

Oyunun konusu şöyle tarif edilmiş, "“Düğün”; tatlı bir yaz akşamında, İstanbul’da aile yadigârı bir köşkün mutfağında telaşla sürmekte olan bir düğün hazırlığı ile açılıyor. Gelinin törene geç kalmasıyla başlayan aksilikler, farklı aile yapılarından kaynaklanan zıtlıklarla giderek trajikomik bir hal alıyor ve mutfak, yıllardır görülmemiş hesapların açıldığı bir mekâna dönüşüyor. Bahçede düğün devam ederken mutfakta kadınlar kendi hikâyelerini anlatıyor, anlattıkça birbirleriyle ama aslında kendileriyle “kim oldukları” gerçeğiyle yüzleşiyorlar ve hayal kırıklıkları, geçmişte yaşanmış acılar, büyük aile gizleri ortaya dökülüveriyor."

Öncelikle, oyunculuklar süper. Zaten Güler Ökten, Zerrin Sümer, Tilbe Saran ve Şebnem Sönmez gibi usta oyuncular ile Eda Çatalçam, Evren Ercan, Serpil Göral ve Maria Akgüllü gibi genç kuşak oyuncular rol alıyor. Oyunculuklara söylenecek bir kusur yok. (Bana yalnızca Kaynana'yı rolünde şive biraz fazla abartı gibi geldi, zaman zaman ne dediğini anlayamama gibi bir sorun oldu ama bu da minik bir kusur ;))

21 Mart 2011 Pazartesi

Kaçırmayın: Festen / Kutlama

Geçtiğimiz haftalarda DOT'un en yeni oyunu olan Festen / Kutlama'ya gidebildim veee herkese tavsiye ediyorum. Aylar önceden bilet almamıza değdi kesinlikle!
 
Kısaca oyunu ve ortamı anlatayım: Oyun, Sarıyer'deki Koleksiyon mağazasının bahçesine kurulmuş çadırda oynanıyor. İlk başta seyircileri mağazanın içinde bekletiyorlar. Anlamadık başta n'olacak, nerede oynayacaklar vs. Sonra oradaki yetkili tipler sizi alıp çadırın oraya doğru götürürlerken bir de bakıyorsunuz ki bahçedeki merdivenlerde zaten oyun başlamış. Ardından "sahne"ye dalan araba vs. ile bir anda oyunu izlerken buluyorsunuz kendinizi. Aile kutlamasının konukları tek tek geliyorlar ve herkes gelince de çadıra geçiliyor. Dekor oldukça basit: büyük bir yemek masası var ve arkada bir tane yatak. Asıl olay yemek masasında geçiyor. Ama zaman zaman dış mekanı kullanmaya da devam ediyor oyun. Böylece sürekli bir gerçeklik katmış oluyor kendine.
 
Nereye oturduğunuz çok dert değil çünkü masa ve konumlar sürekli değişiyor, görüşünüzü pek etkileyen bir durum olmuyor yani.  Ama ön sırayı kapmanızı tavsiye ederim çünkü özellikle oyuncuların kavga sahnesinde, hemen ayağınuzın dibinde dövüşmeleri ayrı bir gerçeklik katıyor.

Oyun ise tipik bir DOT oyunu olarak çarpıcı ve gerici de aynı zamanda. Gerici derken geriyor anlamında tabii :) Mesela oyun sırasında git gide içim daraldı ve gerildim, yani amacına ulaşıyor diyebiliriz.
Bu arada baştaki o üçe bölünmüş yatak planını çok beğendim, çok yaratıcı bir yaklaşım olmuş; çok farklı ve yeni geldi, bunu da not düşeyim. :)

Kaçırmamanızı tavsiye ediyorum, bilet kovalamacaya bakın :)

8 Şubat 2011 Salı

Punk Rock'a ek gösteri kondu!

DOT'un Punk Rock oyununa malum çok yoğun talep vardı hatta ben başka bir arkadaş grubumla ikinci kere gitmek istemiştim ama bir türlü bilet bulamamıştık istediğimiz tarihlere. Eğer kaçırmış olan ve hiç izlememiş olan varsa bu kesinlikle izlemenizi tavsiye edeceğim oyunu kaçırmayın, ek gösterilerinin konduğu açıklandı geçen gün. Hatta şimdiden 10, 11, 13 Şubat'a yer kalmadığını açıkladılar. Ek gösteri tarihleri:
18 Şubat Cuma 21.00 
20 Şubat Pazar 17.00 

Elinizi çabuk tutun gerçekten biletler hızla tükeniyor ve bu sadece Punk Rock için değil tüm DOT oyunları için geçerli olabilir. Zira Festen / Kutlama için geçen hafta bilet almaya gittiğimizde Şubat boyu hiç bilet kalmadığını öğrendik ve ta 5 Mart'a alabildik, ki neredeyse her gün oynadığını düşünecek olursak müthiş bir şey bu! Kısacası elinizi çabuk tutun derim ben, gözünüzü iyice korkuttuğumu düşünüyorum :)