13 Ekim 2012 Cumartesi

Nil Karaibrahimgil'den yıldız tozu

Bilin bakalım bugünlerde hangi çok ünlü erkek popstar zamanında Nil Karaibrahimgil'in klibinde figüranlık yapmış??

Dıdıdıdınnn yanıt: Murat Boz!

Görünce çok şaşırdım ama meğer Nil Karaibrahimgil'in 2004'teki "Bronzlaşmak" klibinde Murat Boz da Nil'e pedikür yapan, onun yanında gitar çalan çocuk olarak rol almış. 2004'ten 2012'ye geliyoruz ve şu anda Murat Boz en çok dinlenen, en çok konser talebi gören popstarlardan biri, vay be!

Gerçi belki biliyorsunuzdur o zamanlar Murat Boz'un Nil'e vokalistlik yaptığı zamanlara denk geliyor. Zaten Nil de sonradan Murat Boz'a çıkış yaptığı şarkı "Aşkı Bulamam Ben"i yazıp hediye etmişti.

Nil'e pedikür bile yapan toy Murat Boz

12 Ekim 2012 Cuma

Aklıma Takılanlar


Tarkan'ın meşhur "Kuzu Kuzu" klibi
  • Dün  D&R'ın websitesinde dolanırken gözüm en çok satan single'lar listesine takıldı. Bir de baktım Tarkan'dan 20 numarada "Hüp", 15 numarada "Start The Fire", 11 numarada "Kuzu Kuzu" var. Kuzu Kuzu falan yıl 2001'den kalma, yani 11 yıl sonra bile en çok satan single'lar listesinde HALA Tarkan'ın eski single'larının yer alması hem şok edici hem de tam bir başarı örneği! (ki bu aralar artık ne kadar çok single çıkıyor bir de onu düşünün). Tarkan'ın megastar olması boşuna değil, Türkiye'nin en büyük birkaç yıldızından biri; bunu net bir şekilde idrak ettim bir kez daha.
  • Bu aralar dikkatimi çekti, hangi talk show başlıyorsa ilk konuklardan biri illa Bülent Ersoy oluyor; bakınız İzzet Çapa'nın talk show'unun ikinci konuğuydu, Seda Sayan'ın yeni programının ilk konuğu oldu, yazın Ayşe ile Alişan'ın da ilk konuğu idi vs. Getirilmesi zor bir konuktur diye tahmin ederdim Bülent Ersoy'u ama artık programlar "açılış Bülent Ersoy'la yapmadan olmaz" gibi bir motto mu benimsediler anlamadım.

8 Ekim 2012 Pazartesi

İstanbul'un büyüleyici Kanyon'u

Duymuşsunuzdur belki; geçen hafta Time dergisi seyahat kısmında İstanbul'un büyüleyici mimari eserleri ile ilgili bir yazı yayınladı. Klasik Topkapı Sarayı, Ayasofya falan gibi ilerleyen listede sonda bir sürpriz var ama: Kanyon!

Evet, Time dergisi İstanbul'un büyüleyici 5 mimari eserinde Kanyon Alışveriş Merkezi'ni de listeye sokmuş. Şaşırttı değil mi? Beni değil.

Tabii, ilk 5'i sıralasam Kanyon'u da o listeye sokar mıydım bilmem ama şöyle bir düşününce İstanbul'da özgün bir mimari yapı olarak Kanyon gerçekten de listeye yazılası bir yer; hele İstanbul gibi çağdaş mimari örneklerinin çoğunun felaket olduğu bir şehirde!

Şehirdeki -alışveriş merkezi sevmememe rağmen- en sevdiğim yerlerden biri kesinlikle Kanyon. Hatta garip gelebilir ama İstanbul'dan uzakta kaldığımda nasıl Boğaz'ı, Cadde taraflarını, Nişantaşı'nı vs özlüyorsam, Kanyon da özlediğim yerler listesinde oluyor.

Özgün mimarisi, her zaman içinden akıp giden ferah havasıyla, sakin dingin ama bir yandan über şehirli yanıyla, güzel kafeleriyle bence İstanbul'un hazine noktalarından. Time ekibi abartmamış yani düşününce (hem benim de Kanyon sevgime kanıt çıktı ;)

[Bu arada liste sırasıyla: Ayasofya, Topkapı, Galata Kulesi, Kanyon, Yerebatan Sarnıcı]

Yazın ardından

Koca bir yaz geçti bitti, kısa kısa yazdıklarıma-yazamadıklarıma değineyim, yazı flashbackleyip kapatalım :)

Bu yaz yine son yılların trendi Bodrum-Çeşme çekişmesi yaşandı, Çeşme artık iyice arayı açtı "yeni Bodrum" olma yoluna girdi. Bodrum ise bu yaz daha tenhaydı, hareketlilik ise Türkbükü yerine Yalıkavak'taydı.

Tektekçi Çeşme, bu yılın Çeşme "check-in"lerinin olmazsa olmazıydı.

İstanbul'da bu yaz Tektekçi iyice patladı; kendi yerinin karşısını da alıp Tektekçi yaptılar, hatta artık kalabalık o alana sığmaz taşar oldu, herkesler öğrendi, hatta Bebek'te ikinci yer bile açılacakmış.

Bu yaz üniversite gençliği arasında KafePi'nin Curcuna'sı patladı hatta patlamanın da ötesinde bir hal aldı; herkes oraya gitti, herkes kaç yıldır görmediği ilkokul arkadaşlarına kadar herkesi orada gördü. O kadar ki insanlar daha Haziran sonu açılmış mekandan bayma noktasına bile geldiler.


Onun dışında 11:11'in yerine açılan Rehab (eski yazımdakinin aksine) baya bi tuttu, Asmalı masa yasağı sonrası eski tadını yeni yeni yakalamaya başladı, Kaf:f'ın yerine gelen Limoncello yazın "fos"u çıktı, kimseler gitmedi.

9 Eylül 2012 Pazar

Bu kıza dikkat!

Hangi kız mı? Aynur Aydın! Bülent Seyhan'ın bir süredir "keşfim" olarak nitelediği ve geçen yıl kendi albümü "12 Çeşit La La"yı çıkaran Hollanda asıllı bu genç şarkıcı (tam bir gazete tanımlaması oldu!) oldukça başarılı.

Haha, şu gazete tanımını geçecek olursaak; ben Aynur Aydın'ı Erdem Kınay'ın "Proje" albümündeki "İşporta" şarkısıyla tanıdım. Eğer bir Türkçe pop dinleyicisiyseniz veya radyolara maruz kalıyorsanız o zaman "düşemeem inan kalpte yalaana, gerçek aşkı masal sanana" diye başlayıp giden bu şarkıyı illa ki duymuşsunuzdur!

Deniz Erten imzalı bu şarkının başarılı bir şarkı olmasında Erdem Kınay'ın iyi aranjesi kadar Aynur Aydın'ın vokalinin de faktörü var. Artık Hollanda asıllı Türk olmasının verdiği hafif aksanlı Türkçe'nin de etkisi mi vardır nedir, Aynur Aydın bu şarkıyı çok güzel söylemiş. Albümündeki şarkılara da baktım, çok mükemmel bir şarkı bulamasam da şarkıların genel müzikalitesi çok iyi. Bence iyi şarkılar alırsa bu kızın ismini ileride çok sık duyabiliriz.(Bu arada bu yılki Eurovision birincisi Loreen'in Aynur Aydın'ın albümündeki vokalist olduğunu biliyor muydunuz??)

Bu arada klip de çok başarılı olmuş; Şenol Korkmaz yönetmenliğinde Macaristan'da bir şatoda (?) çekilen klip, "bir partiden anlar" şeklinde ve de genel alışkın olduğumuz Türkçe pop klibi kalitesinden bi tık üstte. Klibe 8/10, şarkıya da 9/10 puan veriyorum.

20 Temmuz 2012 Cuma

Bu ara herkes Curcuna'da, peki ne bu Curcuna?

Bu aralar sizin çevrenizde nasıl veya dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama benim etrafımda herkes Kafe Pi grubunun yeni mekanı Curcuna'ya akın ediyor. Günlerdir Curcuna check-inlerini görmekten yeter dedim ve geçen hafta soluğu aldım.

curcuna, curcuna kafe pi, curcuna taksim, curcuna beyoğlu, yazlık bar, yazlık mekan, curcuna tepebaşı

Genel olarak konsepti beğendim, yazlık bir ortam olmuş ve insanlar rahat rahat takılıyor. İlk izlenim güzel yani. Kitle de çok genç, İstanbul'un üniversite gençliği, benim gördüğüm genelde 93-86 arası uzanan tayfa. Hatta gittiğim ilk gün ve daha sonraki seferlerde ilkokuldan üniversiteye bir sürü tanıdığımla karşılaştığımı not düşeyim, öyle ki ilk gittiğim akşam sonradan saydım toplam 17 ayrı tanıdığımı/arkadaşımı görmüşüm! Yani baya belirli bir kitle gidiyor gibi.

curcuna, curcuna kafe pi, curcuna taksim, curcuna beyoğlu, curcuna tepebaşı, atlı karınca
Atlı karınca şeklinde bar çok güzel bir fikir olmuş!
Mekanın en büyük özelliği dekorasyonu. Dekorasyonda coşmuşlar! En sevdiklerim ise atlı karınca şeklindeki bar, araba tamponu şeklindeki koltuklar, vosvos DJ kabini, salıncak sandalyeler, masanın altındaki ayağını sokabileceğin su vs vs. Duvarlar ayrı bir "curcuna" halinde zaten. Ama açıkçası...

18 Temmuz 2012 Çarşamba

Yazın ve yılın albümü ödülü Ozan Çolakoğlu'na!

Ozan Çolakoğlu'nun albümü -yıl bitmedi ama- kesinlikle yılın albümü! Albümde boş yok denir ya resmen öyle ve uzun zamandır böyle bir albüm gelmiyordu. Şarkılar her yerde çalınıyor, yazın ve yılın albümü olduğunu kendi kanıtladı zaten. Tabii aranjör albüm furyasında da herkesi geçip tahta oturan isim bana göre Ozan Çolakoğlu oldu.

Tarkan'ın şarkısı iyi patladı ama açıkçası benim favorim o değil. Birinci sırayı Yalın ve Gülşen'in şarkılarına veriyorum, ikinci sırayı Ajda Pekkan "Ben Yanmışım" ile alıyor, üçüncü sırada da Tarkan geliyor.

Genel olarak Tarkan şarkılarında olduğu gibi "Aşk Gitti Bizden"e yavaş yavaş alıştım ama hala favorim olamadım. Yine bir Tarkan bestesi olan "Ben Yanmışım"a ise hemen kapıldım! Ajda Pekkan çok güzel yorumlamış; başka birinden dinlemeyi düşünemiyorum, cuk oturmuş.

Aynı şekilde Yalın'ın "Kalpten Dudağa" ve Gülşen'in "Seyre Dursun Aşk" şarkıları da süper, hatta kusursuz. Yalın'ın normalde sıradan olabilecek şarkısı Ozan Çolakoğlu aranjesiyle tam anlamıyla uçmuş. Gülşen ise her zamanki gibi döktürmüş ama söylemeden geçemeyeceğim bir nokta var: Şarkı bana biraz Sezen Aksu'nun "Kaderim" şarkısını andırdı. Ki Gülşen de birkaç yıl önce (2007'de) Serhan Sokulgan ile bu şarkıda düet yapıp coverlamıştı, belki de kulağında kalan tınılar biraz etkilenmesine neden olmuştur kim bilir.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Gloria Jean's Coffee'den Türkiye'ye veda

Belki dikkatiniz çekmiştir, etraftaki tüm Gloria Jean'sler tek tek kapanmış! Meğer nedeni Türkiye'de bağlı olduğu Reysaş Holding ile yollarını ayırmasıymış.

Gerçi gereksiz pahalıydı, kahveci olunca tercihim Starbucks veya Caffe Nero ama yine de kapanmadan bi Oregon Chai daha içeydik iyiydi. Gloria'ya bye bye diyemeden gidiverdi.

En güzel şubesi Ortaköy'dekiydi.