Havalar daha tam belli etmese de sonbahar geldi/geliyor, herkes şehre döndü, buzlu kahvelerden sıcak kahvelere geçiş başladı, İstanbul'da etkinlik takvimi tam gaz; Filmekimi, İstanbul Moda Haftası, Sensation, Tasarım Bienali, konserler, sergiler falan filan. Artık keyifleri yaşama moduna girdi yani İstanbul, buyrun benden birkaç sonbahar tavsiyesi:
Sinemalar! Filmekimi yeni bitti ama vizyona da güzel filmler gelmeye başladı. Mesela Woody Allen'ın yeni filmi "Roma'dan Sevgilerle" (To Rome With Love) veya Meryl Streep'li "Hope Springs" gibi mırıl mırıl, sevimli, iç ısıtan filmler izleyebilirsiniz mesela.
Veya tiyatro da güzel fikir, hem de Dot'un yeni sezonu başlamışken! Dot'un yeni oyunu Sarı Ay başladı, bu sefer diğer Dot oyunlarına göre daha az vurucu ve daha komedi öğelerinin baskın olduğu söyleniyor bakalım nasıl. Baya merak ediyorum gideceğim bakalım inşallah ama Ekim oyunlarına biletler bitmiş bile! Fakat Kasım takvimi açıklanmış, bence kaçırmayın.
Ayrıca Dot Sezon Kartı da alabilirsiniz. Bu kart ile 2012-2013 sezonundaki 3 oyun için 120 TL'ye bilet alabiliyorsunuz, ayrıca Dot'un kafesi Pop-Up'ta da sezon boyunca %15 indirim sağlıyormuş. (Kart satışı 15 Kasım'a kadarmış)
Sonbahar'da konsere gidin! İstanbul bu yıl konsere tam anlamıyla doydu denebilir. Yaz başından beri neredeyse her hafta dünyaca ünlü isimler konser veriyor ama artık bu sıradan bir hal aldı denebilir. Kasım'da da Jennifer Lopez, Enrique Iglesias gibi isimler var. Hatta belki fark etmişsinizdir JLo için çılgın bir talep var, öyle ki 2.ek konser bile tükendi! Şimdi 14 Kasım'a üçüncü konser tarihini koydular.
19 Ekim 2012 Cuma
Sonbahar keyifleri geldi, İstanbul'da neler yapmalı?
Etiketler:
Bienal,
DOT,
Enrique Iglesias,
İstanbul,
Jennifer Lopez,
Karaköy,
Konser,
Kültür-Sanat,
Monet,
Müze,
Pera Müzesi,
Sakıp Sabancı Müzesi,
Sergi,
Sinema,
Tiyatro,
Woody Allen
18 Ekim 2012 Perşembe
Biralamaca: Peroni Türkiye'de ve Bira dergisi
Türkiye pazarına yeni bir bira markası daha girdi: Peroni! Zaten dikkatinizi çekmiştir belki çünkü bu aralar ilanları falan çok ortalıkta, aynı zamanda premium satış noktalarında da Peroni görselleri falan ön plana çıkarılmış durumda. İtalya'nın en meşhur ve 1 numaralı birasıymış. İtalya aslında birası ile meşhur bir ülke değil ama deneyenler çok beğeniyor, bense açıkçası henüz tatmadım ama ilk fırsatta deneyeceğim.
Geçen yıl yazmıştım Leffe, Guinness, Hoegarden gibi birçok bira markası geçtiğimiz yıl Türkiye pazarına girdi. Peroni de üstüne kaymak gibi oldu. Ne oldu da böyle bir artış oldu bilemiyorum ama artık birçok markayı Türkiye'de de bulabilmek, yeni yeni markaların olması güzel bir şey. Yakında yeni bira çeşitlerini de bekliyorum, ne kadar çeşit o kadar güzel :)
Etiketler:
Bira,
Dergi,
Gastronomi,
İçecek,
Peroni
17 Ekim 2012 Çarşamba
Televizyonlarda talk-show fırtınası
Bu ara dikkatimi çeken başka bir şey de televizyonlarda talk show tarzı sohbet programlarının sayısının bayağı bi artması!
Sayacak olursak: Mesela CNN Turk'te Mesut Yar devam ediyor zaten, Skyturk'te İzzet Çapa kendi programına başladı, Esin Övet Haberturk'te Oben Budak ve Özge Ulusoy'la üçlü olarak devam ediyor aynı zamanda HTV'de de kendi programı var, tv8'de Pelin Çini-Sacit Aslan, Cengiz Semercioğlu, Önder Açıkbaş, cine5'te Cenk Eren ve Yeşim Salkım ayrı ayrı kendi programlarını sunuyor, Star'da Burcu Esmersoy-Tanem Sivar, Beyaz Tv'de Kenan Erçetingöz vs.
Kesin arada atladıklarım vardır. Aynı şekilde belki eskiden de bu kadar çok talk show türevi program vardı, bilemiyorum ama belki eskiden çoğu gözden kaçıyordu, sönük programlar oluyordu fakat bu sezon hepsi çok iyi olmuş bu nedenle insanın dikkatini çekiyor. Şu yukarıda sıraladığım programların büyük bir çoğunluğu kendini her türlü izletiyor. Ben zaten dizilerden ziyade bu tarz programları takip etmeyi sevdiğimden benim için oldukça sevindirici oldu. :)
Birkaç eleştirim de var tabii:
Sayacak olursak: Mesela CNN Turk'te Mesut Yar devam ediyor zaten, Skyturk'te İzzet Çapa kendi programına başladı, Esin Övet Haberturk'te Oben Budak ve Özge Ulusoy'la üçlü olarak devam ediyor aynı zamanda HTV'de de kendi programı var, tv8'de Pelin Çini-Sacit Aslan, Cengiz Semercioğlu, Önder Açıkbaş, cine5'te Cenk Eren ve Yeşim Salkım ayrı ayrı kendi programlarını sunuyor, Star'da Burcu Esmersoy-Tanem Sivar, Beyaz Tv'de Kenan Erçetingöz vs.
Kesin arada atladıklarım vardır. Aynı şekilde belki eskiden de bu kadar çok talk show türevi program vardı, bilemiyorum ama belki eskiden çoğu gözden kaçıyordu, sönük programlar oluyordu fakat bu sezon hepsi çok iyi olmuş bu nedenle insanın dikkatini çekiyor. Şu yukarıda sıraladığım programların büyük bir çoğunluğu kendini her türlü izletiyor. Ben zaten dizilerden ziyade bu tarz programları takip etmeyi sevdiğimden benim için oldukça sevindirici oldu. :)
Birkaç eleştirim de var tabii:
Etiketler:
Cengiz Semercioğlu,
Esin Övet,
İzzet Çapa,
Medya,
Oben Budak,
Özge Ulusoy,
Sema Eren,
Talk Show,
TV
15 Ekim 2012 Pazartesi
Ivana Sert her yerde!
Bu ara dikkatimi çekti hatta sizin de dikkatinizi çekmiştir kesin zira çekmemesi biraz imkansız: Ivana Sert her yerde! Kısaca son zamanlarda yaptıklarını bir sıralayayım:
- Bugün Ne Giysem'de jüriliğe devam ediyor zaten
- Onun dışında Show TV'nin En Büyük Show adlı yarışmada da sunucu
- "Bizimlesin" diye stil önerileri yaptığı bir kitap çıkardı. (ki sonradan aynı yayınevinden olan bir kitaptan birebir alıntı çıktı ama o ayrı bir hikaye)
- L'Oreal Matrix markasının yüzü oldu. Markanın stil danışmanlığı projesi kapsamında 9 şehirde 12 kuaför gezecek.
- Daha önce Haziran'da da Morphose diye başka bir kozmetik firmasının yüzü oldu.
- Butigo adlı online alışveriş sitesinin de bi ara yüzü oldu.
- Forum Fashion Week kapsamında Trabzon'da falan bulundu.
- Bugün Ne Giysem formatının tanıtımı için ekibi temsilen Cannes'a gitti geçen hafta.
- Bir yandan da butiğine devam ediyor, hatta Atiye Sokak'taki butiğine yakın zamanda cafe de ekleyecekmiş.
13 Ekim 2012 Cumartesi
Nil Karaibrahimgil'den yıldız tozu
Bilin bakalım bugünlerde hangi çok ünlü erkek popstar zamanında Nil Karaibrahimgil'in klibinde figüranlık yapmış??
Dıdıdıdınnn yanıt: Murat Boz!
Görünce çok şaşırdım ama meğer Nil Karaibrahimgil'in 2004'teki "Bronzlaşmak" klibinde Murat Boz da Nil'e pedikür yapan, onun yanında gitar çalan çocuk olarak rol almış. 2004'ten 2012'ye geliyoruz ve şu anda Murat Boz en çok dinlenen, en çok konser talebi gören popstarlardan biri, vay be!
Gerçi belki biliyorsunuzdur o zamanlar Murat Boz'un Nil'e vokalistlik yaptığı zamanlara denk geliyor. Zaten Nil de sonradan Murat Boz'a çıkış yaptığı şarkı "Aşkı Bulamam Ben"i yazıp hediye etmişti.
Dıdıdıdınnn yanıt: Murat Boz!
Görünce çok şaşırdım ama meğer Nil Karaibrahimgil'in 2004'teki "Bronzlaşmak" klibinde Murat Boz da Nil'e pedikür yapan, onun yanında gitar çalan çocuk olarak rol almış. 2004'ten 2012'ye geliyoruz ve şu anda Murat Boz en çok dinlenen, en çok konser talebi gören popstarlardan biri, vay be!
Gerçi belki biliyorsunuzdur o zamanlar Murat Boz'un Nil'e vokalistlik yaptığı zamanlara denk geliyor. Zaten Nil de sonradan Murat Boz'a çıkış yaptığı şarkı "Aşkı Bulamam Ben"i yazıp hediye etmişti.
![]() |
| Nil'e pedikür bile yapan toy Murat Boz |
12 Ekim 2012 Cuma
Aklıma Takılanlar
![]() |
| Tarkan'ın meşhur "Kuzu Kuzu" klibi |
- Dün D&R'ın websitesinde dolanırken gözüm en çok satan single'lar listesine takıldı. Bir de baktım Tarkan'dan 20 numarada "Hüp", 15 numarada "Start The Fire", 11 numarada "Kuzu Kuzu" var. Kuzu Kuzu falan yıl 2001'den kalma, yani 11 yıl sonra bile en çok satan single'lar listesinde HALA Tarkan'ın eski single'larının yer alması hem şok edici hem de tam bir başarı örneği! (ki bu aralar artık ne kadar çok single çıkıyor bir de onu düşünün). Tarkan'ın megastar olması boşuna değil, Türkiye'nin en büyük birkaç yıldızından biri; bunu net bir şekilde idrak ettim bir kez daha.
- Bu aralar dikkatimi çekti, hangi talk show başlıyorsa ilk konuklardan biri illa Bülent Ersoy oluyor; bakınız İzzet Çapa'nın talk show'unun ikinci konuğuydu, Seda Sayan'ın yeni programının ilk konuğu oldu, yazın Ayşe ile Alişan'ın da ilk konuğu idi vs. Getirilmesi zor bir konuktur diye tahmin ederdim Bülent Ersoy'u ama artık programlar "açılış Bülent Ersoy'la yapmadan olmaz" gibi bir motto mu benimsediler anlamadım.
Etiketler:
Aklıma Takılanlar,
Bülent Ersoy,
Medya,
Müzik,
Seda Sayan,
Tarkan,
TV
8 Ekim 2012 Pazartesi
İstanbul'un büyüleyici Kanyon'u
Duymuşsunuzdur belki; geçen hafta Time dergisi seyahat kısmında İstanbul'un büyüleyici mimari eserleri ile ilgili bir yazı yayınladı. Klasik Topkapı Sarayı, Ayasofya falan gibi ilerleyen listede sonda bir sürpriz var ama: Kanyon!
Evet, Time dergisi İstanbul'un büyüleyici 5 mimari eserinde Kanyon Alışveriş Merkezi'ni de listeye sokmuş. Şaşırttı değil mi? Beni değil.
Tabii, ilk 5'i sıralasam Kanyon'u da o listeye sokar mıydım bilmem ama şöyle bir düşününce İstanbul'da özgün bir mimari yapı olarak Kanyon gerçekten de listeye yazılası bir yer; hele İstanbul gibi çağdaş mimari örneklerinin çoğunun felaket olduğu bir şehirde!
Şehirdeki -alışveriş merkezi sevmememe rağmen- en sevdiğim yerlerden biri kesinlikle Kanyon. Hatta garip gelebilir ama İstanbul'dan uzakta kaldığımda nasıl Boğaz'ı, Cadde taraflarını, Nişantaşı'nı vs özlüyorsam, Kanyon da özlediğim yerler listesinde oluyor.
Özgün mimarisi, her zaman içinden akıp giden ferah havasıyla, sakin dingin ama bir yandan über şehirli yanıyla, güzel kafeleriyle bence İstanbul'un hazine noktalarından. Time ekibi abartmamış yani düşününce (hem benim de Kanyon sevgime kanıt çıktı ;)
[Bu arada liste sırasıyla: Ayasofya, Topkapı, Galata Kulesi, Kanyon, Yerebatan Sarnıcı]
Evet, Time dergisi İstanbul'un büyüleyici 5 mimari eserinde Kanyon Alışveriş Merkezi'ni de listeye sokmuş. Şaşırttı değil mi? Beni değil.Tabii, ilk 5'i sıralasam Kanyon'u da o listeye sokar mıydım bilmem ama şöyle bir düşününce İstanbul'da özgün bir mimari yapı olarak Kanyon gerçekten de listeye yazılası bir yer; hele İstanbul gibi çağdaş mimari örneklerinin çoğunun felaket olduğu bir şehirde!
Şehirdeki -alışveriş merkezi sevmememe rağmen- en sevdiğim yerlerden biri kesinlikle Kanyon. Hatta garip gelebilir ama İstanbul'dan uzakta kaldığımda nasıl Boğaz'ı, Cadde taraflarını, Nişantaşı'nı vs özlüyorsam, Kanyon da özlediğim yerler listesinde oluyor.
Özgün mimarisi, her zaman içinden akıp giden ferah havasıyla, sakin dingin ama bir yandan über şehirli yanıyla, güzel kafeleriyle bence İstanbul'un hazine noktalarından. Time ekibi abartmamış yani düşününce (hem benim de Kanyon sevgime kanıt çıktı ;)
[Bu arada liste sırasıyla: Ayasofya, Topkapı, Galata Kulesi, Kanyon, Yerebatan Sarnıcı]
Yazın ardından
Koca bir yaz geçti bitti, kısa kısa yazdıklarıma-yazamadıklarıma değineyim, yazı flashbackleyip kapatalım :)
Bu yaz yine son yılların trendi Bodrum-Çeşme çekişmesi yaşandı, Çeşme artık iyice arayı açtı "yeni Bodrum" olma yoluna girdi. Bodrum ise bu yaz daha tenhaydı, hareketlilik ise Türkbükü yerine Yalıkavak'taydı.
İstanbul'da bu yaz Tektekçi iyice patladı; kendi yerinin karşısını da alıp Tektekçi yaptılar, hatta artık kalabalık o alana sığmaz taşar oldu, herkesler öğrendi, hatta Bebek'te ikinci yer bile açılacakmış.
Bu yaz üniversite gençliği arasında KafePi'nin Curcuna'sı patladı hatta patlamanın da ötesinde bir hal aldı; herkes oraya gitti, herkes kaç yıldır görmediği ilkokul arkadaşlarına kadar herkesi orada gördü. O kadar ki insanlar daha Haziran sonu açılmış mekandan bayma noktasına bile geldiler.
Onun dışında 11:11'in yerine açılan Rehab (eski yazımdakinin aksine) baya bi tuttu, Asmalı masa yasağı sonrası eski tadını yeni yeni yakalamaya başladı, Kaf:f'ın yerine gelen Limoncello yazın "fos"u çıktı, kimseler gitmedi.
Bu yaz yine son yılların trendi Bodrum-Çeşme çekişmesi yaşandı, Çeşme artık iyice arayı açtı "yeni Bodrum" olma yoluna girdi. Bodrum ise bu yaz daha tenhaydı, hareketlilik ise Türkbükü yerine Yalıkavak'taydı.
![]() |
| Tektekçi Çeşme, bu yılın Çeşme "check-in"lerinin olmazsa olmazıydı. |
İstanbul'da bu yaz Tektekçi iyice patladı; kendi yerinin karşısını da alıp Tektekçi yaptılar, hatta artık kalabalık o alana sığmaz taşar oldu, herkesler öğrendi, hatta Bebek'te ikinci yer bile açılacakmış.
Bu yaz üniversite gençliği arasında KafePi'nin Curcuna'sı patladı hatta patlamanın da ötesinde bir hal aldı; herkes oraya gitti, herkes kaç yıldır görmediği ilkokul arkadaşlarına kadar herkesi orada gördü. O kadar ki insanlar daha Haziran sonu açılmış mekandan bayma noktasına bile geldiler.
Onun dışında 11:11'in yerine açılan Rehab (eski yazımdakinin aksine) baya bi tuttu, Asmalı masa yasağı sonrası eski tadını yeni yeni yakalamaya başladı, Kaf:f'ın yerine gelen Limoncello yazın "fos"u çıktı, kimseler gitmedi.
Etiketler:
Bodrum,
Curcuna,
Etiler,
Gece Hayatı,
İstanbul,
İşler Güçler,
KafePi,
Limoncello,
Moda,
Murat Dalkılıç,
Müzik,
Oben Budak,
Ozan Çolakoğlu,
Rehab,
Tektekçi,
TV,
yenilikler
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










