17 Kasım 2011 Perşembe

Binboa Vodka'nın mükemmel reklamı!

Bu sıralar sosyal ağlarda Binboa Vodka'nın reklamı dolanıyor, bilmem henüz karşınıza geldi mi ama size süper bir iyilik yapıp burada paylaşıyorum :)

"Sosyal Bir Gece!" isimli bu reklam, "sosyal ağlardaki hayatı günlük gerçek hayatımıza aktarsak nasıl olur" gibisinden, tam düzgün özetleyemesem de onu gösteriyor. Ya da kendi açıklamalarıyla reklam "offline dünyanın en online hali"

Reklamın fikri çok yaratıcı olmuş, bayıldım! Çok hoşuma gitti. Rafineri Reklam Ajansı'nı kutluyorum bu yaratıcı reklamdan dolayı. Fakaat İstanblue'nun geçen yıl çıkan şu meşhur "Avcılar-Bebek" vs.li reklamına çok benziyor hissi yarattı bende, temel öğe farklı olsa da konunun işleyişi benzemiş sanki.

Neyse, reklamı izleyin bakalım hemmen :)

16 Kasım 2011 Çarşamba

Pucca'nın yeni kitabı + OkuyanUs Yayınevi'nin başarılı videoları!

Belki farkındasınızdır Pucca'nın ikinci kitabı çıktı, hatta bu haftasonu Tüyap'ta imza gününde ilk kez yüzünü hayranlarına gösterecek! Hatta Pazar günkü yazısında da adının Selen olduğunu açıklayarak yavaş yavaş ortalığa kendi kimliğiyle çıkmaya başlıyor anlaşılan.

Bu arada Pucca'nın kitaplarının çıktığı OkuyanUs Yayınevi meğer bir süredir, yayınladığı kitaplar için kısa, 1-2 dakikalık tanıtıcı videolar hazırlayıp onları Youtube'daki hesabından paylaşıyormuş. İlk, Pucca'nın yeni kitabı için yaptıkları tanıtım videosuyla fark ettim bu videoları ve çok başarılı buldum! Çok esprili ve yaratıcı olmuşlar. Hem de bu internet ve sosyal medya devrinde, kitapları sanal ortama taşıyabilmek ve özellikle kitaplardan uzak genel internet kullanıcısına ulaşabilmek için başarılı bir strateji, onları kutluyorum.

Hatta, Pucca'nın ikinci kitabını almayı düşünmediğim halde beni almaya teşvik ettiği için, birinci elden bu videoların başarılı olduğunu düşünüyorum :)

Buyrun Pucca'nın ikinci kitabı "Geri Kalan Her Şey"in tanıtım videosu, bakalım siz ne düşüneceksiniz:

Bath and Body Works Türkiye'de!

Bir marka daha sınırlarımız içine girdi, karşınızda: Bath and Body Works!

İstinyePark şubesi
Kasım ayının başında Park Bravo Grubu ve Shaya ortaklığında 2 mağaza ile Türkiye'ye girivermişler. Mağazalardan ilki İstinye Park'ta, ikincisi de daha önce duyurduğum gibi Bağdat Caddesi'nde Suadiye'de.

Marka, adından da anlaşılacağı gibi sabunlar, duş jelleri, el ve vücut kremleri, vücut losyonları, şampuanlar, conditionerlar, body scrublardan; parfümler, aromaterapik losyonlar, dudak kremleri, parlatıcılardan; mumlara ve hatta çoraplara uzanan bir skalada farklı farklı ürünler sunuyor. Bir nevi "The Body Shop" gibi diyebiliriz. 

Marka hakkında kısa bir bilgi vermek gerekirse de, Ohio merkezli 1990'da kurulmuş bir zincir ve toplamda dünyada 1700'e yakın mağazaları varmış. Ben daha önce bu markayla Avrupa'da hiç karşılaşmamıştım ama zaten mağazaları; ABD, Kanada, Rusya ve birkaç Arap ülkesinde (Bahreyn, Ürdün, Suudi Arabistan, BAE ve Kuveyt) varmış.

İnternet sitesini gözden geçirmek, bu ürünlerle yakından ilgilenmeyen birisini bile bence mini çaplı bir krize sokabilir çünkü her şey çeşit çeşit! Bir sürü farklı kokular, esanslar. Tam çıldırmalık!

Siz de ürünleri uzun uzun internet sitesinden inceleyebilirsiniz ama ben burada özellikle Noel için çıkardıkları ürünleri paylaşmak istiyorum. Çok sevimli duruyorlar!



"candles make a great gift!" :)

çok sevimliler :)

Bu arada internet sitelerinin tasarımına da bayıldım, çok sevimli duruyor ve insanda gidip Bath and Body Works'den alışveriş yapma isteği uyandırıyor. Ki ben cidden gidip şu Noel'li ürünlerinden toplayıp evde Noel ruhunu başlatmayı düşünüyorum. :)

11 Kasım 2011 Cuma

Magazinel durumlar ve yorumlar


Geçen gün Saba Tümer'i izliyordum, daimi kankalar Demet Akalın ve Alişan konuğuydu Saba'nın ve bi ara sohbet Alişan ve Çağla Şikel'in küslüğüne geldi. Meğer bu, BFF ikili küsmüşler, artık görüşmüyor konuşmuyorlarmış.
İşte, Alişan askerden dönünce Çağla Şikel'le birlikte sabah programı yapmak için anlaşmışlar ama onun askerliği uzayınca Çağla Ş., kocası Emre Altuğ ile TRT'de programa başlamış ama Alişan askerden döndükten sonra da devam etmişler de işte öyle olmayacakmış da bir şeyler. Kısaca işsel nedenlerden kara kedi girmiş aralarına. Ee, peki bana ne bu magazinel ayrıntıdan di mi? Ama ben nedense üzüldüm Çağla Şikel ve Alişan'ın küsmelerine. Çünkü bu "piyasada" öyle çok sıkı fıkı, uzun yıllar süren dostluklar hiç görüyor muyuz? Ya da kaçı magazine, basına yansıyor? Pek yok. Ama bana nedense bu ikilinin dostluğu çok gerçek gözüküyordu, umarım barışırlar yeniden.

Bu arada Çağla Şikel ve Emre Altuğ, Aileler Yarışıyor yarışmasının ultra sıkıcı versiyonunu yapıyorlar iki sezondur, TRT reyting alıyor mu bu programdan şaşıyorum, çok yavan sunuyorlar, nerede Demet Akbağ'ın, Beyaz'ın bu yarışmayı sunuşu. Ben televizyoncu olsam Alişan'la Çağla'nın, Alişan askere gitmeden önce Show TV'de birlikte yaptıkları sabah programını bu yarışmaya tercih ederim. Programı izlemiyordum ama televizyon açısından başarılıydı bence, hem de eğlenceli bir TV ikilisiydiler.


Yine Saba Tümer'in programında, Alişan ve Demet Akalın, yeni single'ları "Melekler İmza Topluyor"u da ilk kez söylediler. Valla şarkı Alişan'ın arabesk okuması hariç oldukça güzel, benim hoşuma gitti yani; tam guilty pleasurelarıma uyuyor :D 
Fakat ben Demet Akalın kadar strateji yoksunu bir popstar görmedim. Sanki ne kadar çabuk kendimi tüketebilirim diye uğraşıyormuş gibi duruyor bazen. Ne demek mi istiyorum, bir bakalım:
Bu yılın başında zaten geçen yıl Mayıs'ta çıkardığı albümünü kliplemeye devam ediyordu, hatırlayın Olacak Olacak falan baya büyük patlama yaşamıştı. Sonra Şubat'ta Fettah Can'la single çıkardı, sonra Haziran'da yine yeni bir mini albüm çıkardı, daha yeni üçüncü klibini çekmişken Alişan'la bu single'ı yaptı, Erdem Kınay'ın bu kış çıkacak proje albümünde 2 şarkısı olacakmış, bir de yine Mayıs'ta yeni albümü geliyormuş! Bence hayranları bile yakında bezecek bu kadar yoğun maruz kalmaya. Ya da strateji falan olmadan da yoluna devam edecek. Göreceğiz.


Son olarak da Asuman Krause, Var Mısın Yok Musun'un sunuculuğunu yapmaya başlamış. Kendisini iyice sunuculuğa-yapımcılığa verdi. Aslında her iki albümünden şarkıları da tutmuştu ama anlaşılan bence kendisi pek istekli değilmiş müzik işinde, TV'de tutununca müziğe veda ediverdi.

Biraz magazinel bu kadar ;)

3 Kasım 2011 Perşembe

Victoria's Secret Türkiye'de

Victoria's Secret yakında City'sde açılıyormuuş, haberiniz ola ;)
Herhalde markayı tanıtmama hiç gerek yok :)

La Dolce Vita

Bu fotoğraflar Vogue İspanya'nın Kasım sayısındaki Dolce Vita çekiminden, fotolara bayıldığım için paylaşıyorum.
Manken Natasha Poly imiş; fotoğrafçı Mariano Vivanco, stylist de Sara Fernandez. Kıyafetler de Gucci'nin Sonbahar '11 koleksiyonundanmış. Çekim yeri de Venedik tabii ki :)





Daha çok foto var ama ben sadece en beğendiklerimi paylaştım ;)

2 Kasım 2011 Çarşamba

En iyi sosyal medya kullanım ödülü goes to: Doors grubu


Doors grubu ciddi anlamda sosyal medyayı çok iyi ve efektif kullanıyor. Geçen gün Facebook'ta bir şeye bakarken fark ettim bunu. Tüm restaurant/bar/cafe vs.leri için birer sayfa açmışlar. Anjelique, Kitchenette, Mama, Vogue, Carlotta, Zuma, Wanna, Da Mario, Gina; hepsinin birer Facebook sayfası ve de Twitter hesabı var ve belirli aralıklarla, düzenli bir şekilde paylaşımlar yapılıyor. Yapılan etkinliklerden fotolar, duyuru varsa duyuru, menülerinden yeni bir yemek varsa onu paylaşmışlar vs. ama sürekli bir şekilde tüketicileriyle iletişim içindeler; çok takdir ettim açıkçası bu iyi sosyal medya kullanımını. Ödülümü onlara verdim. :)

1 Kasım 2011 Salı

Paris'e hayran bırakan film: Midnight in Paris


Woody Allen aynısını Vicky Christina Barcelona'da da yapmıştı, filmi izlerken hayran hayran Barselona'nın her bir yanına bakıyordunuz ve film bitiminde Barselona'ya aşık olmuş bir şekilde filmden ayrılıyordunuz.
Ki ben birkaç kez Barselona'ya gitmiş olmama rağmen filmi izledikten sonra resmen başka bir şekilde hayran kalmıştım şehre!

Aynı şey Midnight in Paris'te de başınıza geliyor! Paris alttan alta film boyunca hayran bırakacak şekilde gösteriliyor, diyaloglarla bu hayran kalma olayı da işleniyor. Resmen film boyunca bir yandan Paris güzellemesi yapılıyor!
Film bitti ve ben yine "Paris!" diye kalakaldım. Woody Allen bir şehri nasıl iyi göstereceğini biliyor cidden. Keşke İstanbul'da da geçen bir film çekse!


Film hakkında pek bir şey söylemedim ama film de çok güzel, ben bayıldım. Hikaye ve konu aslında yeni olmayan bir konu ama çok özgün bir şekilde işlenmiş ve filmi merakla izliyorsunuz. Sadece finalini sevemedim filmin çünkü bana çok havada kalmış geldi. Bir de Owen Wilson'ın kitabınının akıbetini merak ettim. :)

Oyunculuk falan zaten süper ama bir özel teşekkür de görüntü yönetmenine gitmeli; filmin renk tonları çok güzeldi. Zaten tamamı da güzel, o yüzden kaçırmadan gidin derim Midnight in Paris'e. ;)

Filmin bir de konuk oyuncusu var hem de: Carla Bruni!